Bu Arada: BİR "YUSUF HİKAYESİ"
Bu Arada: Bir Yusuf Hikâyesi
2010 yılında öldüğünde 84 yaşındaydı. O'nun hikayesini pek az kişi bilir. Bazıları Azrail'in elinden kaçan adam da diyor kendisine. Fotoğraftaki abinin adı Tsutomu Yamaguchi. O, Nagasaki doğumlu bir Japon. 2. Dünya Savaşı'nın "havalı" yüzüyle bir toplantı için gittiği Hiroşima'da tanışıyor. İlk atom bombasına şahitlik ediyor. Vücut yanıkları ve radyoaktif etkinlenmelerle sağ kurtuluyor ve tedavi edilmek üzere kendi şehrine yani Nagasaki'ye dönüyor. Tavlada art arda iki kere gele atmak gibi, Nagasaki'de de onu buluyor atom bombası. Bu kez daha şanslı olan abimiz yara almıyor ancak şehirde sağlıklı bir hemşire kalmadığından enfeksiyon kapma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Ama talihin yardımıyla ölümden kurtuluyor ve 84 yaşına kadar hayatta kalıyor. 2 kere atom bombasına maruz kalıyor ve ikisinde de kurtuluyor. Bu bize başka bir hikayeyi çağrıştırıyor: Yusuf Kıssasını ( Ya da hikayesini)

Hayatta herkesin bir Yusuf hikayesi vardır. Önce kuyuya atılırsın, sonra saraya çıkarılırsın. Bununla yetmez saraylardan zindana düşer daha sonra da tahta oturursun. Önemli olan düşmek ya da çıkmak değil, önemli olan saraydayken kuyuyu ve zindanını unutmamak, kuyu ve zindandayken de saraydan ümidini kesmemektir. Yusuf olmak mücadele etmek, vazgeçmemektir. Ve aynı zamanda farkında olmaktır Yusuf olmak.
Farkında olmak; Düz'ün de Kuyu'nun da Saray'ın da Zindan'ın da sahibinin aynı olduğunun. Düzde kuyuyu, kuyuda sarayı, sarayda zindanı ve zindanda da tahtı unutmamak. Ne birine bağlanmak ne diğerinden el çekmek.
Sen sadece Yusuf ol ve Yusuf olduğunun farkında ol.
Kuyu sana saray olur, Zindan köşesi tahta döner.
miya


