Bu Arada: Göğe Bakmak
Bu Arada: Göğe Bakmak
İlk kez o zaman düşündü hüznü iskontolu çocuk neden gökyüzüne baktığını. Gerçi makul sebebi vardı stokta ama düşünmenin tadından alı koyamadı kendini, düşündü göğe baktı, göğe baktı düşündü."Adem" dedi,"Adem Havva'yı bulduğunda ilk göğe bakmış olmalı, gökyüzü sonsuzluktur gökyüzü umut ve gökyüzü tanrısal bir asalet". Ve sonra "Nuh" dedi,"şüphesiz Nuh da gemisi Cudi dağına konduğunda göğe baktı ve belki de ellerini açtı, şükür etti". Artık söylemiyor duyuyordu,"Musa evet Musa da göğe baktı ardında tüm dertlerinin helak olduğunu görünce, tüm yollar açılınca önünde bir bir, ilk göğe bakmış olmalı o da". İbrahim'i düşündü sonra çocuk, biliyordu onun ne zaman göğe baktığını."Ateş sarmışken etrafını dumanlar arasında göğü gördü o. Ferahladı birden,gökyüzü denizi getirdi ona ,denizin ferahlığını suyun berraklığını ve sonsuzluğu,gözlerini kırpmadan göğe baktı, O göğe baktı, gök O'na. İsa, o mel'un gün göğe baktı, göğü gördü gök oldu, yok oldu ve belki de var oldu. Ya Muhammed ,O ne zaman ilk defa göğe bakmıştır acaba" diye düşündü çocuk, hüzünleri kirli bir sakal gibi yüzünde."Sevr'de olmalı" dedi birden,"Sevr'de. Ama orası mağaraydı gökyüzü görünmüyordu ki ama Sevr'de olmalı dedi çocuk. Göğe bakmak için görmek gerekmez, gökyüzü sonsuzluktur, gökyüzü umut ve gökyüzü tanrısal bir asalet".
Dalıp gitti düşüncelere ve uzun uzun göğe baktı, ah bir de gözlerin önünde şu siyah perde olmasa. Ama nereden biliyordu siyah olduğunu,siyah olmalıydı. Sonra yine göğe baktı çocuk, tüm düşündüklerine babasını da ekledi göğe baktı, hem babası da oradan bakıyordu ya ona, usul usul göğe baktı. Hem göğe bakmak için görmek gerekmez, gökyüzü sonsuzluktur, gökyüzü umut ve gökyüzü tanrısal bir asalet. "Hiçbir şey gerekmez" dedi Tanrı"gökyüzünü görmek için, gökyüzü sonsuzluktur, gökyüzü umut ve gökyüzü tanrısal bir asalet..."
mi ya


