Bu Arada: Merhabâ

Bu Arada: Merhabâ

“ Cânıma bir merhaba sundu ezelde çeşm-i yâr 
öyle mest oldum ki gayrın merhabâsın bilmedim"
Ahmet Paşa

Mahzun bir gece yarısıydı.

'Gel' dedi hüznü şal yapmış ablam.'Gel,bekliyorum'.Şair ceketli çocuk uçuyordu adeta,koştu belki de uçtu kim bilir.Vardı ablamın yanına.Gözlerinde bir sonsuzluk ,ablamın,gece bakıyordu deniz gözleri.
Çocuk ilk defa o gece ablamın gözlerinde kendini göremedi ve de son defa.O gözler değil miydi kaybolduğu,o gözler değil miydi var olduğu,o gözler...Bir ayini yönetircesine ustaydı ablam.Tüm ritüellerini biliyordu tüm gereklerini.'Sen çok değerlisin' dedi ve 'seni çok seviyorum'.'Om mani padme hum' bir dine çağırıyordu adeta hüznü üzerine örtmüş ablam.Yıllar önce misyonerlerin Amerika'da masum yerlilere yaptığı gibi usul usul,yavaş yavaş, ince ince...Bilmiyordu hayal gözlü çocuk bilmiyordu ki dünya gerçek.Ve ayin yavaş yavaş tamamlanıyordu,sessiz davullar vuruyordu ve kan gerekti artık, 'ikimiz için' dedi ablam.Kurban artık etkisizdi ,kanıyordu kalbi kanıyordu hayalleri.Kanlı sözlere sahipti ablam ve artık bir cesede.Katil edasıyla sustu ablam, geride bıraktığı cesedi ve de delilleri örtercesine 'keşke' dedi 'başka bir zamanda'.Artık çocuk o ana kadar kendisini ayakta tutan rüzgarın damarlarına işlediğini hissetti ve gözleri yıldızlara takıldı,düştü kalbi yere. Avazeyi yere çalsan çocuğun kabinde duyduğu ses kadar şangırdamazdı ve bölünmezdi kalbi kadar parçaya.Nefes almak ne kadar zor olabilir ki, çocuk susuyordu ya da kimse duymuyor haykırıyor ikisi de olasıdır ve ikisi de gerçek.Ama tek gerçek bir ölüm yalnızlığı vardı onda ve bakışları çoktan çürümüştü.Ayin sona ermişti,ardında avını bırakmış mağrur bir avcı edasıyla sürünerek avına bakıyordu ablam ve çocuk yerin dibine geçmek ister gibiydi, bir ayağı aksinden çıkmış bir tekerlek gibi sallanıyor başı hareketsiz bakışları ufukların ardını görmek ister gibi derin ve nefesi sesini bastıracak kadar hırıltılıydı.Yıldızlar milyar ışık yılı uzaktan üzülme der gibi çocuğa göz kırpıyordu.Deniz ruhu gibi dalgalı ,şehir hayali gibi derbederdi.Hepsi üç beş yığın ederdi.Belki...

Ah ah ! Ah bu zavallı çocuk,ah bu hayalperest ah bu masum ve hüzünlü çocuk.Nedir senin çektiğin ? Ah ki o ablam bizim çocuğa öyle bir merhaba sundu ki ezelde, gözü başka şey görmüyor zavallımın. Attila İlhan çok da güzel söylemişti oysa bunu bilmiyor muydu çocuk,bilirdi elbet:"Ayrılık da sevdaya dahil" ve de "Elde var hüzün".Ama Arif Damar'ın dediği şekliyle "beklemek de güzel".

Daldan dala oldu biliyorum,
çocuğa eyvah ,okuyana eyvallah
ablama veda, size merhaba...

mi ya

Popüler Yayınlar